Lor:Peynir suyunu kaynatırken karıştırılarak elde edilen tuzsuz,yumuşak bir peynir türü.
Löbürdemek:Kızıp,yüksek sesle söylenip durmak.
Löp sözlü: Kırıcı bir lafı bile söylemeyi çekinmeyen.
Mabal: Günah,vebal.
Macir:Göçmen,muhacir
Madeniz: Maydanoz
Mafaza: koruma,saklama
Mahna:Ayıplama,kusur bulma
Mahya:Panayır
Malak: Manda yavrusu
Malkadın:Baykuş
Malta:Hayvanların boynuna takılan tasma.
Mancar:Pancar
Mani:Daima,her zaman
Mapıs:Hapiste bulunan,tutuklu
Marak:Şüphe,kayğı,merak
Markaşmak:Yayılarak,kaygısızca oturmak.
Maşrıfa:Su taşı
Mehel: Müstahak.Hak ettiğini bulmak.
Menemme: Galiba
Mertek:Ahırda hayvanların altına döşenen kalın ağaçlar.
Meymenetsiz:Asık suratlı,sevgisiz,çirkin.
Mısmıllamak: Kabahatli çocuğu,yada kişiyi iyiden iyiye dövmek.
Morbadılcan:Patlıcan.
Möhlüz:Züğürt,parasız
Möhlet:Zaman,müddet.
Muzmahal:Heder olmuş
Mundar:Pis, fena örnek. Bu tabak mundar olmuş.
Müdana:Mihnet.
Nacak:Baltanın küçüğü.
Naçar:Çaresiz,mecburen.
Namazla: Üzerinde namaz kılınan seccade.
Nanki: Hankisi?
Narasın:Ne gezer,ne arasın.
Nece: Ne kadar,nice
Nemelazım: Neyime gerek.Neyime lazım.
Nodul:Hayvanı dürterek yürütmek için sopanın ucuna çakılan çivi.
Oğul:Arının baharda kovandan çıkardığı yavru.
Okucu:Nişan,düğün,kına gibi toplantılara davetiye götüren.Okuyucu.
Oluk:Üzerinden su nakledilen,ortası oyuk uzunağaç.
Onca:Çok,pek çok.
Ortak:Evli bir kadının üzerine alınan ikinci kadın.
Oysaki: Meğer,halbuki.
Öcü:Çocuk korkutmak için söylenen cin,peri,umacı anlamında sözcük.
Ödek:Korkak,yüreksiz,ödlek.
Ölen:Öğle zamanı.
Önesem: Öyle ise.
Örüklü: Taşırarak doldurulmuş.
Örüzger:Rüzgar.
Öset: Hemen,o saatte,acele.
Öteri:Dolayı.
Ötürük:İshal olmuş.Öynese: Öyle ise.
Pala:Paçavra,bez parçası.
Paldırdamak:Bina içinde gürültü yapmak.
Pallamak:Parçalamak.
Pantul:Pantolon.
Pasak:Pislik,kir.
Pavlika: Fabrika.
Payırdak: Hemen ,acele ile,derhal
Pazı:Yufka açmak için hazırlanmış hamur topağı.
Peşgir: Evde dokunmuş havsız havlu.
Pılıpırtı: Bez parçaları.
Pıs pıs: İçine dönük kişi.
Pinek: Kümes hayvanları ve kuşların tünediği yer.
Postal: Kılığı ,kıyafeti dağınık.
Potak:Ayı ve domuz yavrusu
Purç:Çam yaprakları demeti.
Pürçek:Başın ön ve yan taraflarından sarkan saçlar.
Sabın:Sabun
Sacıcak:Ocakta ateşe konularak üzerinde yemek pişirilen üç ayaklı demir halka.
Saçaklık:Evin tavanında ki çatı ile döşeme arasının üst kısmı.
Sadıç:Güveye yol gösteren ve adetleri öğreterek rehberlik eden kişi.
Sahan:Bakırdan yapılıp,kalaylanmış yemek tabağı.
Samaka:Aptal,sersem
Sapak:Yolun yolların kollara ayrıldığı yer.
Sapırdak:Çok suratli konuşan.Söylediği anlaşılmayan kişi.
Sarma:Yaprak dolması.
Sası:Fena koku,ekşimtırak.
Savak başı: Değirmen oluğuna suyun girdiği yer.
Savrık:Dağınık,dikkatsiz.
Sayvat:Direkler üzerine yükseltilmiş,etrafı açık,üst kısmı kapalı yer.
Seç:Harmanda samandan ayrılmış taneler yığını.
Seki:Kapı eşiği.
Selki:Gergin değil,gevşek,sertliğini kaybetmiş.
Seme:Aptal,sersem
Sepken: Rüzğarla gelen yağmur.
Sergen:Raf
Set Pet: Tek ,tük
Sınmak: Denemek,sınamak.
Sıpıtmak:Fırlatıp atmak.
Sırnaşık:Yüzsüz,arsız,şımarık.
Sıtmaç:Sığır çobanı.
Sinne:Mezarlık.
Sivtinmek:Kaşınıp durmak.
Soğulmak: Verimliliği kaybetmek.
Solaman:Davranışları uyumsuz.
Somun:Yuvarlak ve iri ekmek.
Somurtmak: Surat asmak.
Sorudak:Somurtkan,yüzü gülmez.
Söbelen:1-Beyzi,oval,yumurta biçimi.2-Dağlarda yetişen bir mantar türü.
Sufra:Sofra.
Suval:Soru.
Sümsük:Aç gözlü.
Sünter:Kırmızı renkli,çavdara benzer sert bir buğday türü.
Süzek: Kevgir.
Şakımak:Güzel ses çıkarmak,ötmek.
Şakşak:Dış kapının demirden yapılmış kapı tokmağı.
Şalvar:Her tarafı geniş,sadece paçaları ve beli dar bayan pantalonu.
Şapırtdak: Çarçabuk,alel acele.
Şaplak:Şamar,tokat.
Şayka:Çok büyük dövme çivi. Enseri.
Şeherli: Şehirli olan kişi.
Şerlenmek:Yaramazlık yapmak.
Şeytan arabası:Bisiklet.
Şivga:Dayanıksız,yumuşak,kalitesiz.
Şıvgın:Budanmış ağaçların budanan yerlerinden çıkan taze sürgün.
Şidi:Çapaçul ve sevimsiz.
Şinik:Yirmi,yirmibeş kg ağırlık taşıyan tahıl ölçeği.
Şoruldamak:Ses çıkararak akmak.
Şura: işte,yakın bir yer tarifi.
Ta:Daha,
Taban:Dip,Temel.
Tafra:Yüksekten atıp,tutmak,kendisini büyük göstermek.
Uçgur: Don bağı.
Ummak: Ümit etmek.
Usul: Yavaş,hafif
Uşak:Çocuk.
Uzun Böcek: Yılan.
Üçetek: Kadınların düğün,duvak ve kına gecelerinde giydikleri üzeri sim işlemeli ve etekleri üç parçadan oluşan giysi.
Ürküntü: Korku.
Ürşan: Aydınlık,çok aydınlık.
Üşenci:Tembel
Ütmek: Oyunda kazanmak
Vıcık,vıcık: Çok sulu şey.
Vığır,Vığır:Kurt gibi küçük hayvancıkların durduğu yerde sürekli oynaşması.
Vızırdak:Huysuz ve çok ağlayan çocuk.
Yağır:Çeketin yaka kısmına birikmiş olan kir.
BU SAYFAMIZDA KULLANDIĞIMIZ MUDURNU'CA KELİMELERİN BAZILARI Sayın Büyüğümüz. Selami ERKUT beyfendinin 2000 yılında yayınladığı MUDURNU HALK DİLİ SÖZLÜĞÜNDEN alınmıştır. Kendisine Mudurnu ile ilgili eserlerinden dolayı teşekkür ederiz.